AKP'de Başkanlık planları bitti, Partili Cumhurbaşkanlığı modeli gündeme alındı


AKP'de Başkanlık planları bitti, Partili Cumhurbaşkanlığı modeli gündeme alındı


Kıvıran ve yalaka siyaset güden bir insan değilim, Kendi görüş ve fikirlerim var, kimsenin etkisinde kalmadan yorum ve bilgi edinme, yarınlarda neler olabilir yeteneği edinmeye çalışıyorum.

Şimdi eğer aklım varsa ve düşünebiliyorsam, bu doğrultuda:

Dümeninde mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olduğu gerçeğiyle Ak Parti, Başkanlık sistemi planlarını rafa kaldırdı, yeni sistem: Partili Cumhurbaşkanlığı.

Saedece 24 saat içinde varılan bu karar değişikliğinin siyasi kulislerde ve muhalif partilerde yankılarını önümüzdeki günlerde göreceğiz, Bu yeni sistemin zaten AKP'nin A planı olan Başkanlık'tan sonra B Planı olduğunu biliyoruz. Erdoğan'ın Başkanlık hayalinin gerçekleşmesi için ülkemizin 10 yıldır ödediği bedelleri de pek konu etmeden atlayacağım; nitekim bu yazıyı okuyan siz okuyucumla birlikte yaşadık geride bıraktığımız 10 yılı ve neler yaşadığımızı günbegün hatırlıyoruz...

- Düşünüyorum: 'Çözüm süreci' terör örgütü PKK'yı, hem operasyonel, hem kolaylık, hem de maddi olarak daha az kayıp verileceği için, Türkiye sınırları içine çekmek ve temizlemek için yapılan askeri bir strateji olabilir mi!

- Erdoğan, 'Derin Devlet' tarafından Türkiye'nin en tehlikeli terör oluşumlarından Fethullah Gülen yapısının içine yerleştirilen devletin adamı mıydı; bir dönem başbakanlık yapan Tansu Çiller', Fethullah Gülen yapılanmasını terör örgütü PKK'dan daha tehlikeli bir örgüt olarak görüyordu ve bunu çevresine söylemekten de çekinmemişti hatırlayalım.. Bugün Gülen yapılanmasının ne duruma getirildiğini hepimiz görüyoruz, onlar da artık bir terör örgütü.

- Son zamanlarda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın TSK'ya yakınlığı, Meclis başkanı Kahraman'ın Laiklik karşıtı skandal sözlerine karşı takındığı tutum... Yani, din kuralları ve yasaları temel alınmış bir devletin Anayasası ile bir devletin ne kadar ileriye gidebileceği, gelişebileceği ve modern dünya standartlarına uyabileceği gibi gerçekleri görerek, Bu uğurda Laik bir devlet yapısı olması gerektiğini açıkca ve kesin bir şekilde telaffuz ediyor olması, Erdoğan'ı bazı yobaz kesimlerden ayırt etmeye başlıyor diyebilr miyiz....

- Fuat Avni: Çılgın hesap Fuat Avni'nin "bizzat Erdoğan'ın kendisi tarafından yönetildiğini" düşünme özgürlüğünü bana verdiğinizi düşünüyorum o halde özgürüm!... Çünkü Ankara'da bombalı saldırı öncesinde tweet atan bir şahsın bulunduğu adrese anında polis tarafından operasyon düzendi ve şahıs gözaltına alındı, adres bilgilerinin Twitter'dan alındığı malum... Bir diğer konu ise, Süleyman Şah Türbesi. Avni'nin en çok cıvıltı attığı o günlerde sadece o gece sesinin çıkmaması da ilginç: Çünkü bu olayın sorumluluğu Türkiye sınırlarını aşıyordu, bedeli ağır olur ve belki de bir 3. Dünya savaşı bile çıkabilirdi. Bu riski Almadı Fuat Avni!...

Avni'nin attığı tweetleri genel çerçevede ele alacak olursak, çoğunlukta atılan mesajların toplum üzerinde bir korku oluşmasına neden olduğunu görüyoruz, bu da sadece birilerini sindirmek isteyen ve bunu yapmak isteyen kişinin işine geliyor! Bakınız Fuat Avni'nin tweetlerine, hepsinde Erdoğan'ın karşısında olanlara sürekli bir tehdit hali mevcut... Yani yasal olmayan yollarla, bir 'aba altından sopa gösterilme' durumu için kullanılıyor..

Sopa yemek istemediğimden bu konuyu kısaca bu şekilde atlıyorum...

Ve son olarak sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan'a buradan sesleniyorum: Sizi sevmiyorum, desteklemedim hiç, ama bu sizi desteklemeyeceğim anlamı taşımıyor, Üstelik son zamanlarda içimde size karşı kıpırdanmalar yok değil..!

Hadi biraz daha gerçekleri görmeyi deneyelim:

Terörü kazıyın, bırakın askerimize, mehmetçiğime tam yetki verin; Millet böyle istiyor.... Bu ülkenin Kurucusu Atatürk'ü tanıyın, onun oluşumları ve mirasına sahip çıkın, Osmanlı kadar eski sınırlarımızın hayalini kurmaya gerek yok şimdilik, elimizde olana sahip çıkalım, eğer siz sahip çıkmazsanız, Cumhuriyetçi kesim, Kemalist, Atatürk'çü kesim rakının, biranın ve alkol fıçılarının içinde boğulup gidecek, eğlenmekten, gezmekten Türkiye treninin raydan çıkmasına neden olacak. Üniversitelemizle barışın, Akademisyenlerle, öğrencilerle bu ülkenin geleceğini garantiye alın. Yol, Köprü, Tünel yapıyorsunuz çok güzel, şimdi en temeli olan eğitime el atın, ezber sistem değil, uygulamalı bir sisteme - aynı Köy Enstitüleri'nde olduğu gibi- geçelim geleceğimizi kuralım....

Birde şu konu var:
Tek devlet, Tek Millet, Tek Bayrak değil; Türkiye Cumhuriyeti, Türk Milleti ve Türk Bayrağı deyin artık...

Bunları deyince ve gerçekleştirince, sizi bu millet, hem bu devlete, hem de kalbine BAŞKAN yapar!

Üstekil partili bir cumhurbaşkanı da olmanıza gerek kalmaz, bütün partiler sizin olur! Çünkü Türkiye daha önce böyle bir lidere sahip oldu, neden bir tane daha olmasın?

Offf yaz yaz bitmiyor.. O zaman ben şimdilik bitireyim... Hoşça kalın