Terörle yaşamaya ALIŞAMAYIZ !...


Terörle yaşamaya ALIŞAMAYIZ !...


Çok acı bir gün sevgili dostlar... İçim kan ağlıyor, kelimeleri bir araya getirmekte çok zorlanıyorum.

Öncelikle milletimizin başı sağ olsun, ANKARA'da yaşanan hain terör saldırısını lanetliyor ve bunu gerçekleştirenleri, planlayanları, destekleyen güçleri şiddetle kınıyor, en kısa zamanda bu hainliğin karşılığını en şiddetli biçimde bulmalarını diliyorum...

Ne istediniz yahu bu insanlardan, suçları neydi, nasıl bir vicdan sizdeki, masumlara neden kıydınız; İşten dönen, sınavdan çıkan, zaten güzel ülkemin türlü bela ve problemleriyle koca bir haftayı kıt-kanaat, zar-zor geçirmiş, pazar gününde eşiyle ve çocuklarıyla geçireceği o anlarda hayatı zindan edip o bedenleri, masumları kana buladınız!,

Ölenlerden çoğunun genç öğrenciler olduğu biliniyor, yarınları için güzel hayaller kurarak planlar yapan bu gençlerden ne istediniz be şere...ler; Ya evine ekmek götüren işçiden, emekçiden de istediniz, Be hainler, kalleşler tarifsiz canavarlar, siz otobüs durağında bekleyen masumlara saldıran kahpeler, o durakta bekleyenlerin umutla gitmek istediği yer vardı, onları umutla ve sevgiyle bekleyenler vardı...

Bu kadar mı acımasızsınız, kana susamış bir vampir sizlerin yanında beyaz kanatlı bir meleğe dönüşüyor!

Sizin dininiz yok, her masumun hakkını yiyerek vatanınıza en vahşi şekilde ihanet ettiniz; Kanınız yok, bir aileniz yok, lanet olsun size... Ekmeğini yiyip havasını soluduğunuz bu vatandan ve bu dünyadan yoksun kalın; Namertler...

Yeni Şafak yazarı ABDULKADİR SELVİ, "terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor" diyorsunuz pervasızca acıya acı katarak!, ne bu yahu, neye alışmak? sanki yeni bir ev, araba, yat, kat.. ölüm bu ölüm çok sayın Selvi, Kan bu, terör bu, kalleşçe yapılan bir saldırı; görüyürum ki dün akşam "terörle yaşamaya alışmamız gerekiyor" sözlerini, NTV'de yayınlanan programa eşofmanınızla bir piknik havasında katılarak sarfettiniz için siz çoktan alışmışsınız, sayın Selvi, vatandaşın korumaları, zırhlı araçları yok, polisin, silahlı kuvvetlerin koruduğu saraylarda yaşamıyorlar..

Size soyadınızla ironi yaparak önerim şudur; Gidin ve dün akşam milyonlarca insanın karşısına böylesine ciddi bir konuda çıktığınız, piknik eşofmanınız, belki de pijamanızla bir Selvi ağacının gölgesinde dişlerinizi de misvaklayıp uyuyun...

Önlemleri almak zor olabilir ama teknoloji o kadar ilerledi ki uçan sineği bile KM'lerce uzaktan görebiliyorsunuz artık.. ANKARA'nın kalbinde, devletin yönetildiği, kalkanların kılıçların her zaman çekilmeye hazır olduğu bölgede ne kadar büyük bir zaafiyetin yaşandığı bir kez daha acı bir şekilde tecrübe edildi.

Sizler halk tarafından seçilerek geldiniz sayın C.başkanı, Başbakan, Bakan, Vekil, ve atanmış bürokratlar, halkınızı korumak, onlara güzel, güvenli ve yaşanabilir bir TÜRKİYE sunmak zorundasınız; terör, savaş, bomba, kan, gözyaşı değil... Boynunuzun borcu TBMM'deki namus ve şerefinizin üstüne ettiğiniz yemin gibi asli bir göreviniz bunları sağlamak...

Evet, Türkiye son 10 yılda terörle iç içe yaşar oldu, biz alışamadık, terörle mücadele değil, terörün olmadığı ülkemizi özlüyor ve o günleri geri vermenizi istiyoruz. Artık bu terörü sonlandırın, bu politikaları değiştirin, etnik ve din siyasetini bırakın.

Biz havada uçuşan masum canların parçalanmış bedenlerini görmeye alışık değiliz, alışamayız, bu kan kırmızısı gökyüzünün, masmavi rengini geri verin... Uçurtmalarla, kuşlarla kelebeklerle renklenmeli artık!

Sevgili dostlar, ALLAH hepinizi terörden, savaştan, acımasızlardan ve kansızlardan korusun, vatanımıza Bayrağımıza ve ülkemize sahip çıkalım NE MUTLU TÜRK'ÜM DİYENE..