Mardin Savur'lu, 'Atatürk' diyen Aziz Sancar'ları ister miydi hiç?


Mardin Savur'lu, 'Atatürk' diyen Aziz Sancar'ları ister miydi hiç?


Şuur!.. Evet şuur deyince sadece 'bilinç' deyip geçebilir miyiz? Ben şimdilik geçmeyeceğim.

Öncelikle konu bazı okuyucular tarafından saptırılıp yanlış anlaşılmasın diye şimdiden önlem almak istiyorum; herhangi bir kişi veya kişiler, olmadı kurumlar hakkında öne süreceğim düşüncelerim tamamen kötü niyet beslemeden bende çok önceleri hasıl olmuştur, evet belki vereceğim örneklerin bir kısmı biraz ağır olacak! ama hiç merak etmeyin, ülkemizin içinde bulunduğu bu günlerde maruz kaldığımız terör saldırıları kadar ağır olmayacak! Yani benim düşüncelerim masum bir bebeği öldürmeyecek, yüzlerce askeri, polisi şehit etmeyecek, onlarca sivil vatandaşı da öldürmeyecek! Ülkemin geleceğini siyasi, sosyal ve ekonomik olarak bir sekteye uğratmayacak üstelik!

Gözünüzün önüne kısa bir süreliğine alkol, eroin, esrar kullanmış ve etkisi devam eden birini getirin! - evet haklısınız, biraz rahatsız edici bir şahısla vakit geçireceğiz ama sabredin lütfen- bu şahıs için öncelikle 'insani bütün vasıflarını yitirmiş, akıl, zeka, ruh, beyin... tüm insani ve vicdani nitelikleri madde etkisiyle çalışmaz, hatta felç durumuna gelmiş, üstelik damarlarında kan dolaşmasına rağmen 'kansız' diyemeyeceğimiz, ama 'kanlı' da diyemeceğimiz -tıp bu iddiayı redderdi- bir beden' diyebiliriz.

Okuyucumun, gözü önüne getirdiği bu 'biçare' bedeni orada bırakıp arkasını döneceğini sanmıyorum. Bir anlık sahte bir hayal olsa bile bu şahsı belki süründüğü yerden, kuyudan çamurun içinden veya düştüğü bir hendekten! kaldırıp bir tedavi merkezine götürmeyi düşünüp, bu düşünceyi de gerçekleştireceğinden eminim. Sırtınızı dönüp onu ölüme atmadığınız için teşekkür ederim.

Şuur konusuna burada hemen giriyorum; Az önce bir hendekte, çukur veya bir çamur yığınının içinde karşılaştığımız 'biçare' bedenin, tedavi edilmediği sürece ne kendisinin, ne de ondan olacak bir çocuğun bu ülkeye bir fayda sağlayabilecek bir birey olamayacağını hemen anladık sanırım. Fakat ülkenin geleceğini tayin eden 'genel seçimlerde' böyle 'şuursuz' bireylerin oy kullandığını düşünün!

İnsan şuurunu sadece madde bağımlığı ile kaybetmez elbet! birçok etken buna neden olur. Bir toplantı, belki bir cami, belki bir kilise, belki bir dergah, belki bir sinagog, belki kötü bir arkadaş, belki de bir komşu..

Bireysel düşüncem, hayatı boyunca zeka, mantık ve akıl sistemini yeterince kullanmayan insanlar, duygu ve duyuların hakim olduğu ruhani ortamlarda aldatılmaya çok daha meyilli oluyor. Bur tür ortamlar, bir şuur paylaşımından ziyade 'şuur nasihatı' altında gerçekleşen sürekli 'telkin hallerinin' uygulandığı yerler haline geliyor...

Ama bizim konumuz tabiki dini öğretiler olmadığı gibi ihtisas alanımıza da girmiyor!

Özetle: Güneydoğu başta olmak üzere Türkiye'nin genelinde HDP ve onun adaylarına oy vermiş olan insanların büyük çoğunluğu bu şekilde kandırılmış ve aldatılmıştır, silahların, tehditlerin gölgesinde oy kullandırılmış, kullanılan oylar devlet güvencesi altına da alınmamıştır.

Halk savaşçısı, Gerilla, Özgürlük için savaşanlar, Halkımızın Ordusu, Kürtlerin barış savaşçıları gibi yalanlarla teröristleri millete sindirip kabullendirmişler, onlara bölücü ve kanlı bir terör örgütü olduğunu anlatmamışlar, çocukluktan böyle yetiştirildiler. Askeri terörist olarak tanıyan nesiller yetiştirildi Türkiye'den izole edilmiş Türkiyenin sınırları içindeki o şehirlerde.

Bu Halk(Kürt Halkı) Sevgiyi, Aşkı, Mutluğunu tatmadı, demokrasi, insan hakları nedir bilmedi, kadın, doğurmaktan başka ne işe yarar, bunu bilmedi hiç, Eğitilmedi, okutulmadı... kütüphanelerde değil, tarlalarda ırgat gibi, bir hayvan gibi çalıştırıldı; ahırlarda hayvan pisliklerinden kış aylarında üşümemek için yakacak yapmayı bilim sandılar! cahil bırakıldı kız çocuğu, erkek çocuğu...

Okusaydı ne olurdu! Bir örnek bile vah vah dedirtiyor:

Mardin Savur'lu Aziz Sancar gibi olurdu elbet okusaydı, dünya eğilirdi önünde saygıyla, Atatürk derdi, bilim derdi, fen derdi bu çocuklar!... Ama bir şey olmazdı: asla ve asla bugün kendilerine vekil diyen sözde HDP'li vekillere oy verecek bireyler olmazlardı işte; Terör ister mi Atatürk diyen, Ülkem diyen, bilim fen diyen, hapsedildiği terör sınırları içinde özgürlüğünü isteyen Aziz Sancar'ları hiç?

Saygılar...