Ah bu TV dizileri, Ah bu genç kızlarımız, Vah bu siyasetçilerimiz


Ah bu TV dizileri, Ah bu genç kızlarımız, Vah bu siyasetçilerimiz


Ataerkil bir aile yapımız var diyebilirim, bir gelenek veya alışkanlıklar baskısı gibi değil. Büyüğümüze olan sonsuz saygımızı sadece sevgiyle yansıtmıyoruz. Gelenek ve göreneklerimie bağlı olarak saygımızda kusur işlemiyoruz büyüklerimize, babamıza, dedemize.. Bugün şöyle bir baktığımda toplumda yanlış değerlendirildiğini düşündüğüm bir tespitim var, Anne, baba, dede, nine ve diğer tüm aile büyükleri için söyleriz genelde "onlar aynı zamanda benim arkadaşım gibidir."  Kısaca bu konunun biraz abartıldığını ve aşırıya kaçıldığını düşünüyorum. Aile büyükerimiz bizimle evet bir arkadaş gibi olabilirler; Ancak görüyorum ki onları bir aile büyüğü, bir ata gibi görmeyi unutup, -sanırsınız bir askerlik arkadaşı veya okuldaki sıra arkadaşı- laubalice ve saygısızca, hatta terbiyesizlik sınırlarını dahi aşan bir saygısız bir saldırı altında tutuyoruz gün boyu..

Neden bu kadar hiddetlendim: az önce yukarıda belirttiğim Ataerkil ve sevimli aile yapımız içinde babamızın zapping yaparken bir müddet takip ettiği TV dizisinin içinde olup biten dehşetvari diyaloglar, "Yok Artık.." dedirti bana.. "Ne alakası var genç kızlarımız ve siyasetçilerimizle" konusu ise, bundan yaklaşık 3 yıl önce hükümet kanadımızın önemli bakanlarından birtanesinin bir açıklaması kulağımda çınladı. (Çoğunuz hatırlarsınız, Binbir Gece Masalları'ndan alıntı "Binbir Gece" dizisi vardı, Bugünlerin mutlu ve evli çifti Halit Ergenç ve Bergüzar Korel.. Dizi karakteri Patron Onur personeli Şehrazat'a bir asansörde bir geceliğine 150 dolarlık ahlaksız tehlifte bulunmuştu.) O siyasetçimiz, o dönem bu sahne için bugün toplumda süregelen ahlaksızlıkların temelinde genel olarak TV dizilerinde buna benzer diyalogların olması yatıyor. demişti. Örnek olarak Bihter ve Behlül'de verilmişti.. Sonuna kadar haklı bu sahne ve olaylar saymakla bitmiyor bugün TV'lerde...Beni kızdıran nokta ise biraz önce zapping esnasında denk geldiğim, hükümetin adeta silahı haline gelen ATV Televizyonunda yayınlanan "Kırgın Çiçekler" adlı dizi sahnesi oldu. Küçük yaşta bir lise öğrencisi kız çocuğu, saçma bir emeline ulaşmak için 20 bin TL karşılığında bir kafeteryada kendi pazarlığını yapıyordu 50'li yaşlarda bir tefeci adamla!

PES... 16 yaşında liseli bir kız çocuğu ve 50 yaşlarında bir tefeci tecavüz fırsatçısının pazarlığı yapıldı... sadece 2 dakika sonra bir başka sahnesinde diğer liseli kızımız ise sözde annesi tarafından arkadaşını satması yönünde tembihleniyordu, karşılığında kendisine tablet bilgisayar hediye alacaktı! Ey Allahım sabret dedim...

Dün gazetede okumuştum, bu TV dizisi "Kırgın Çiçekeler" RTÜK'ten 1.5 milyon TL, eski para 1.5 trilyon ceza yemişti, neden mi? "Çocukların ve gençlerin gelişime olumsuz örnek teşkil eden sahneler" içerdiği için. Bu kadar ahlaksızlık Dindar bir hükümet olduğunu iddia edilirken Hükümet TV'si ATV dizi ve yayınları hangi ülkeye yayın yapıyor.. Ahlaksızlığın ve edepsizliğin gençlere ve hatta yetişkinlere bir zehir gibi, bir kanser gibi bulaştırıldığı bu yayınlar hangi akla hizmet yaynlanabiliyor..

Son dipnot: Hindistan, öküze, puta taparken bir tane dizisinde, TV programında bırakın dudak dudağa, yanak yanağa bile öpüşen göremiyorsunuz.. YETER...