Hepinizin eceliyle ölmesini temenni ederim!


Hepinizin eceliyle ölmesini temenni ederim!


Ölüm adına o kadar çok şeyler yazılır ve söylenir ki, ne yazık hiç bir ifade veya yazıt bu konuya açıklık getiremiyor... Tek kelime bile konuşamayacak bir ruh halinde olmama rağmen, Adana'da insanlık yanarken susmak, o ateşi körüklemek kadar feci bir şey olurdu. Ölüm dedik, normal bir ölümü özleyen bir toplum haline geldik! ne zaman ve nasıl getirildik.

Şehit haberlerini, trafik kazalarını normal karşılamaya başladığımız zaman bu hale geldik, başta kanser ve çeşitli hastalıklardan kaynaklı ölümleri normal karşılamaya başladığımızda bu hale geldik. Yediğimiz ekmek, içtiğimiz suyumuza kadar, kimyasal içiyoruz, kimyasal yiyoruz.. giydik kanserli kimyasal kılık kıyafetleri, sürdük sürüştürdük kimyasal krem, parfüm, saç boyası... vd vd; anlatmakla bitmiyor bu sağlık terörü. Ölüyoruz, öldürülüyoruz ve biz bunu normal karşılıyoruz. 

Sokaklarda vahşi hayvanlar gibi dolaşan bir nesil ortaya çıktı ve biz buna "normal" diyoruz. Kapkara kıyafetlerle kirli sakallı, eli tespihli, beli silahlı, beyni boş tipler doğurdu TV'deki mafya dizileri, yemekten içmekten çok öldürmek, katletmek normal bu dizilerin temasında.  Hatta bu diziler, öldürmeyen, üstelik vahşice öldürmeyen bizden değildir imajı da veriyor, bakıyoruz herkes imajın malı halinde gelmiş!

"Adalet nerde Türkiye'de, polis, savcı yok mu.." diye sormak abes oluyor biliyorum. Evet Adalet'in çeşitli taraflarca bertaraf edildiğini biliyoruz, Adalet hanımın bir fahişe haline getirildiğini de gördük. Mafyatik tipler nasıl türemesin ve cezalarını kendi kesmesin!; Adalet terör örgütlerinin(FETÖ) emrine girdiyse... Bu konulara girmeyelim. Adana yanıyor dönelim oraya...

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı; "Yangın Merdiveni Kilitliydi, kilitli olmasa çocukları kurtarırdık" dedi.. kimse kıvıramaz artık, canlı yayında bu sözleri sarf etti ve kayıt altına alındı. Biz de inandık, çünkü 12 masum beden o kapının tam da önünde birbirlerine sarılarak melek oldular!

Olayın üzerinden 24 saat bile geçmeden başbakan yardımcısı çıkıp "Yangın merdiveni kilitli değildi.." açıklamasıyla "pes" dedirtti.

Gariban yoksul ailelerinin masum çocukları cemaat vakıflarının cezaevi gibi evlerinde esir edildi ve yakıldı! bu çocuklar okumak istiyorlardı, despot aile ve toplum düzeninden kurtulmak için katlanıyorlardı belki de; Bu bir iddia değildir. "Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda neden yangın çıkmaz?" ,"Başbakanlıkta, mecliste neden yangın çıkmaz.." Orada alınan önlemler ülkemizin geleceği bu zavallı masumların hakkı değil midir?. O önlemleri almayanlar bu canların vebalini taşıyor. Üstelik siyasi bir partinin bir kadın milletvekili, Adana'daki bu yurtlar için, "yangın önlemleri" gibi önemli denetimlerin yapılması için meclise başvuruyor ve hükümet kanadı parti bunu reddediyorsa bu bir cinayete dönüşmüş demektir.

Küfür etmek istemezdim ama "Kahretsin", "hepiniz ecelinizle ölün.." demek size bir lütuf oluyor. Ey sorumlular: kilitli yangın merdivenine "Kilitli değildi.." dediniz; 12 küçük masum beden öldü, sizden çıkıp "hayır onlar ölmedi.. medya yalan söylüyor, gözleriniz yalan görüyor, duyduklarınız doğru değil.." demenizi bile bekler hale bile geldik artık. Nitekim böyle bir şey deseniz bile size inanacak milyon embesiller var ardınızda.. (Sözüm meclisten dışarı)

Neyse sevgili okuyucu; Ecelle ölmeniz dileğiyle!